Ana içeriğe atla

Ambulanslar: Kırmızı Işık ile Vicdan Arasında


Ambulanslar Kırmızı Işık ile Vicdan Arasında

Türkiye’de ambulansların geçiş üstünlüğü, hem trafik güvenliğini sağlamak hem de acil durumlarda hayat kurtarıcı müdahalelerin hızını artırmak amacıyla belirli hukuki çerçevelere oturtulmuştur.

Bu konu, teknik mevzuat ve tarihsel gelişim olarak iki ana başlıkta incelenebilir. Çok detaylara girmeyeceğim fakat kısaca şu hatırlatmaları yapmakta fayda var:

Ülkemizde ambulanslara geçiş üstünlüğü ilk olarak 1953 yılında 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunu verilmiştir. Bu kanunda ambulanslar cankurtaran olarak adlandırılmakta ve can kurtaran araçlar şartsız geçiş üstünlüğüne sahiptir. Ve o yıllarda, günümüzdeki gibi ambulanslar tek bir merkez üzerinden yönetilmemekte ve takip cihazları bulunmamaktadır.

30 yıl sonra ise 1983 yılında yayınlanan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ambulanslara geçiş üstünlüğünde belirli kurallar ve sınırlamalar getirilmiştir. Her ambulansın her saniyesinin takip edilebildiği günümüzde ise bu hakkı kullanmak katı kurallara bağlanmıştır.

Bugün, ambulansların trafikteki hak ve sorumlulukları temel olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Ambulanslar geçiş üstünlüğüne sahip araçlar listesinde ilk sıradadır fakat bu hak sadece görev halindeyken, ışıklı ve sesli uyarı sistemleri aynı anda kullanılırken geçerlidir. Ancak bu hak, ‘can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak’ şartına bağlanmıştır.

Teoride mükemmel görünen bu cümle, pratikte biz paramedikleri ve ambulans sürücülerini devasa bir sorumlulukla baş başa bırakıyor. Kırmızı ışıkta beklesek ‘gecikme’ davasıyla, geçsek ‘trafik ihlali cezası’ veya ‘kaza riski’ baskısıyla karşı karşıyayız.

Biz ambulansta, o daracık kabinde sedyedeki hastayı yaşatmaya çalışrken dış dünyayla olan tek bağımız tepe lambalarımızın mavi ışığı ve sirenimizin sesidir. Bizim için o ses, trafiği yarmak için bir gürültü değildir. Bu uyarılar; ‘Lütfen yol verin, can kurtarmaya çalışıyoruz’ demenin tek yoludur. Ancak son zamanlarda bu sesin ve ışığın yasal karşılığı, biz acil sağlık çalışanları için kafa karıştırıcı bir hal almaya başladı.

Bazı İl Sağlık Müdürlükleri tarafından gönderilen ‘kırmızı ışıkta geçmeyin’ veya ‘hız sınırlarına uyun’ şeklindeki telkinli uyarıları ve hatta hız sınırını aşanlara verilen idari ceza yazıları sahanın tozunu yutmamış bir masada yazılmış gibi hissettiriyor. 

Bir anaflaksi vakasında ya da ağır bir travmada, her kavşakta ‘tam duruş’ yapmak demek, hastaneye ulaşım süresini dakikalarca uzatmak demektir. Acil sağlık hizmetlerinde kaybedilen her saniye, bazen bir yaşamın sönmesi ya da bir ailenin umudunun tükenmesi anlamına gelir.

Bugün 2026 yılındayız ve kırmızı ışık ihlali cezaları 5.000 TL’ye ulaşmış durumda. Bu rakam, bir ambulans sürücüsünün günlük yevmiyesinin çok üstünde bir paradır. Elbette görev halindeyken bu cezaların iptal süreci var; fakat bir de hız sınırını aşanlara disiplin cezası uygulanmaktadır. Ayrıca trafik cezalarının iptal sürecindeki bürokrasiyle uğraşmak, her gün onlarca can kurtaran personelin üzerinde görünmez bir psikolojik baskı kuruyor.

Görevi başındaki ambulans sürücüsü arkadaşlarımız, ‘Acaba bu geçişim soruşturma konusu olur mu?’ diye düşünmemelidir. Geçiş üstünlüğü bir lütuf değil, kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçasıdır!

12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun ile yapılan son düzenleme, bu baskıyı adeta bir balyoz etkisine dönüştürdü. Mevzuatta yapılan değişiklikle, ‘gereksiz geçiş üstünlüğü hakkını kullanan sürücülere’ uygulanacak ceza tam 46.000 Türk Lirası olarak belirlendi. 

Bir vaka ihbarı aldığımızda, olay yerine varana kadar durumun ciddiyetini tam kestiremediğimiz o gri alanda, ‘Şimdi siren açsam, bu gereksiz mi sayılacak?’ tereddüdü, bir kamu görevlisinin günler süren emeğinin tek bir kalem darbesiyle silinmesi riskini taşıyor.

Bununla da bitmiyor. 2026 düzenlemelerine göre kırmızı ışık ihlali cezası 5.000 TL’ye yükselirken, aynı yıl içindeki tekrarlarda ceza miktarı katlanarak artıyor; 6. ihlalde 80.000 TL’ye kadar çıkabiliyor ve ehliyetin iptaline yol açıyor.

Gelin, bu tabloyu bir ambulans sürücüsünün gerçek hayatına uyarlayalım: Ayda ortalama 7-8 nöbet tutan bir çalışma arkadaşımız, her nöbetinde sadece bir kez en kritik vakaya gitse ve saniyelerle yarışırken kontrollü bir kırmızı ışık geçişi yapsa, daha ilk ayın sonunda ehliyetini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor. 

Hayat kurtarmak için yola çıkan bir personelin, ay sonunda kendi mesleğini yapamaz hale gelmesi hangi vicdanla açıklanabilir?

Bu noktada, hem sahada denetim yapan emniyet teşkilatının hem de bu ihlaller üzerinden idari süreç yürüten İl Sağlık Müdürlüklerinin ‘hassasiyet’ terazisini doğru kurması hayati önem taşıyor.

Plakaya düşen bir ceza tutanağının soğukluğu ile siren sesinin sıcaklığı arasında sıkışıp kalmamalıyız. Kolluk kuvvetleri, görev halindeki bir ambulansın kontrollü geçişini ‘ihlal’ değil ‘mecburiyet’ olarak görmelidir. 

İdari amirler ise her trafik cezasını bir suç belgesi gibi masaya yatırmak yerine, o saniyelerin hangi canı kurtarmak için harcandığını sorgulayacak bir sağduyu sergilemelidir.

Bizler trafikte gereksiz siren açmıyoruz. Zaten attığımız her adım, hem Sağlık Komuta Kontrol Merkezi’nden hem de ilgili tüm sağlık yöneticileri tarafından takip edilebilmektedir.

Amacımız sadece işimizi, yani yaşatmayı en hızlı şekilde gerçekleştirmektir. Toplumdan ricamız, o sireni duyduğunuzda sadece yol vermeniz değil; bizim o an ne büyük bir yasal ve vicdani yük altında olduğumuzu da anlamanızdır. 

Yetkililerden beklentimiz ise, mevzuatın sahadaki hıza engel değil o hıza güvenli bir zırh olmasıdır.

Unutulmamalıdır ki; ambulansın kırmızı ışıkta durduğu her saniye, bir başkasının hayatından çalınmış olabilir.

Paramedik Habip GOSTAK

Sağlık Yönetimi, Tıp Tarihi ve Etik Bilim Uzmanı

Bu makale Habip GOSTAK tarafından hazırlanmıştır. bio.link/habipgostak adresi kaynak gösterilmek şartı ile farklı yayın organlarında yayınlanabilir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SAMPLE Nedir?

Hasta ya da yaralının kişisel öz geçmişinin sorgulanmasında kullanılan soruların baş harflerinin kısaltılmasından oluşan SAMPLE, yapılacak tıbbi müdahalede yön göstericidir. Birinci değerlendirmesi yapılan hasta ya da yaralının bilinci açık ise ikinci değerlendirmeye hasta/yaralı ile konuşarak başlanmalı ve bu sayede tıbbi müdahaleler için bilgiler elde edilmelidir. İnsanların en zor anlarında onlarla iletişim kurmak zorunda olan ATT/paramedikler, etkin bir acil tıbbi müdahaleyi başlatabilmeleri için bilgi edinme işlemini belirli bir standart içerisinde ve bazı kurallara riayet ederek yapmalıdırlar. Kişisel öz geçmiş yapılacak tıbbi müdahalede yön gösterici olacaktır. Tıbbi geçmiş ya da kişisel öz geçmiş SAMPLE ile öğrenilir. SAMPLE (Hasta/yaralının Kişisel Öz geçmişi) Sings and Symptom (Belirti ve Bulgular): Hasta/yaralının şikayetleri ve sağlık personelinin muayenede elde ettiği tıbbi veriler. Allergies (Alerjileri): Hasta/yaralının herhangi bir madde yada ilaca karşı duyarlılığı...

Oksijen Maskeleri Nelerdir?

OKSİJEN MASKELERİ Oksijen maskeleri, ağız ve burnu içine alacak şekilde tasarlanmış, üzerinde küçük delikler bulunan, yumuşak kauçuk ya da şeffaf plastikten yapılmış, hasta/yaralıya oksijen verilmesini sağlayan araçlardır. Üzerinde bulunan burun klipsi ile lastiği maskenin yüze rahatça oturmasını sağlar. Maske alt kısmındaki özelliğine göre adlandırılır. Her tür maskenin alt kısmından oksijen kaynağına uzanan bir hortumu bulunur. Oksijen maskelerinin yetişkin ve pediatrik hasta/yaralılarda kullanılmak üzere değişik ebatları mevcuttur. Basit Yüz Maskesi Hastanın ağız ve burnunu içine alacak şekilde tasarlanmış, alt kısmında hortumu bulunan kauçuk ya da plastikten yapılmış maske çeşididir. Basit yüz maskesinin üzerinde nefes verme sırasında fazla gazların çıkışını sağlayan iki taraflı küçük delikler ve başa takmak için elastik bir bant ya da lastik bulunur. Yetişkin ve çocuklarda kullanılmak üzere çeşitli ebatlarda olan basit yüz maskesi ile hasta/yaralılara % 40-60 konsa...

Uygun boy airway nasıl belirlenir?

Uygun boy oral airway seçimi: Oral airway seçimi, hastanın yaşına, cinsiyetine ve fiziki görünümüne göre değişir. Teorik olarak, yetişkin erkeklerde 4-5 numara, yetişkin kadınlarda 2-3, gençlerde 2, çocuklarda 1-0, bebeklerde 00, yeni doğanlarda ise 000 numaralar kullanılır. Pratik uygulamalarda ise hasta/yaralının ön dişleri ile çenenin köşesi arasındaki mesafe ölçülerek veya dudak kenarından kulak memesine kadar uzunluğu olan airway seçilir.    GERİ DÖN:

Glaskow Koma Skalası (GKS)

Glaskow Koma Skalası (GKS) Glaskow Koma Skalası (GKS) hasta/yaralıların bilinç düzeyinin değerlendirilmesinde kullanılan bir yöntemdir. Birinci değerlendirmede yer alan AVPU Skalasının ikinci değerlendirmedeki karşılığıdır da denilebilir. Glaskow Koma Skalasıyla, AVPU Skalasına göre daha detaylı bir bilinç değerlendirmesi yapılabildiğinden ikinci değerlendirmede kullanılır. Glaskow Koma Skalasında; göz açma, sözel ve motor yanıt değerlendirilerek hasta/yaralının bilinç düzeyi puanlandırılır. Glaskow Koma Skalasında puanlama, en kötü 3 puan en iyi 15 puan şeklindedir. Hasta/yaralının bilinç düzeyi değerlendirildiğinde GKS puanı; 3- 8 puan ise; Anlamlı nörolojik hasar olduğunu, 9- 12 puan ise; Orta dereceli nörolojik hasar olduğunu, 13- 14 puan ise; Hafif nörolojik hasar olduğunu gösterir. GERİ DÖN

Paramediklerin Görev ve Yetkilerinde Önemli Değişiklikler

Acil ilaç uygulama konusunda paramediklere bütün yollar serbest!  Paramediklere, ayrıca mekanik ventilasyon uygulama yetkisi verildi.  Ve artık iğne dekompresyon uygulaması yapabilecekler. İşte detaylar.  Acil Sağlık Hizmetleri (ASH)'nin sunumunda, özellikle hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin baş aktörlerinden biri olarak kabul edilen paramedik mesleği ile ilgili bugüne kadar birçok gelişme sağlandı.  Bunlardan en önemlisi, 2005 yılında Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da yapılan değişiklikle, belli sınırlar çerçevesinde hastaya müdahale yetkisinin verilmesidir.  Ardından 2006 yılında yayınlanan 26369 sayılı Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile  Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikte yapılan düzenlemeler ile hekim bulunmayan ambulanslarda paramedik bulundurma zorunluluğunu getirilmiştir.  2007 yılında yayınlanan, Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile pa...

Görev Kıyafetlerimiz Nelerdir?

112 Acil Sağlık Hizmetleri Personelinin Görev Kıyafeti (Üniforma) 112 acil sağlık hizmetlerinde görev yapan personel, görevi süresince 112 ASH Personel Kıyafet Genelgesi 'ne göre üniforma giymek zorundadır. Bu genelge yazlık ve kışlık kıyafetler olarak düzenlenmiştir.  Yazlık kıyafetler:   Kep,  bot,  yazlık pantolon,  kısa kollu gömlek veya kısa kollu tshirt ve  yelekten oluşur. Kışlık kıyafetler:   Kep,  bot,  kışlık pantolon,  sıfır yaka kazak,  uzun kollu gömlek veya uzun kollu penye,  mont ve  yağmurluktan oluşur. 

Eksitus Kararı

Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün ‘eksitus kararı’ hakkındaki yazısına ilişkin soru işaretleri gün geçtikçe haklı olarak artıyor. Meslektaşlarımızın çoğunluğu böyle bir emrin uygulanmasının doğuracağı olumsuz sonuçlar üzerinde dururken, bilimsel veriler ile mesleki tecrübeler de kararın uygulanabilirliğinin mümkün olamayacağı tarzında şekilleniyor. Fırsat buldukça ambulansın bir cankurtaran olduğunu anlatmış, olay yerinde müdahalenin önemini vurgulamış bir paramedik olarak kararı zihnimde yorumlamaya çalıştım. Eskiye nazaran 'gerçekten acil vakalar'a daha az gitmeye başlayan 112lerin, en önemli müdahale fırsatı bulduğu arrest vakalarına da müdahalesinin kısıtlanması algısı yaratacak bu kararın, sistemin daha da etkisizleşmesine yol açma ihtimali oldukça yüksektir. Üzüldüm, umarım endişelerim yersizdir. Konuyla ilgili PARDER’in ‘Ölüm kararı ikilemi çözülmelidir’ başlıklı çağrısı bu konuda verilen en akılcı öneridir. Meslektaşlarımız adına bu yazıyı kalem...

Dalga Şekline Göre Defibrilatör Çeşitleri Nelerdir?

Defibrilatörler verdikleri elektrik akımına göre ikiye ayrılırlar. Bunlar monofazik ve bifazik defibrilatörler olarak adlandırılırlar. Monofazik Defibrilatör Monofazik defibrilatörlerde dalga akımı tek yönlüdür. Elektrik akımı bir elektrottan diğerine akar. Bu dalganın etkili olabilmesi için enerji seviyesinin yüksek olması gerekir. Yüksek seviyeli elektrik akımının hastanın göğsünde yanık gibi istenmeyen yan etkileri olduğu vardır. Ayrıca, defibrilasyon ile hastaya dışarıdan bir elektrik akımı verildiği dolayısıyla kalp kasında hasarlara neden olabileceği unutulmamalıdır. Günümüzde özellikle hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde bifazik defibrilatör kullanımı daha yaygındır. Bifazik Defibrilatör Bifazik defibrilatörlerde dalga akımı iki yönlüdür. Birinci fazda akım bir elektrot diğerine akar. İkinci fazda akım ters yönde akmaya başlar. Bifazik defibrilatörlerde daha düşük enerji ile defibrilasyon uygulanır. Yapılan araştırmalara göre de bifazik defibrilatörler ile düşük ene...

Paramedik Öğretim Görevlisi Bulunamıyor!

Okullar öğretim görevlisi arıyor.  Hocalar sitem ediyor:  P aramedik bölümüne paramedik mezunu öğretim görevlisi bulamıyoruz diye. Haklısınız hocam! Biz de sitemkarız, sisteme ve içimizdeki 112 aşkına… İçimizdeki 112 sevgisi bizi bu hale getirdi, maalesef! Paramedik bölümünden mezun olduğumda, dikey geçiş ile lisans tamamlayabileceğim tek bölüm hemşirelikti. Oysa hemşire olduğumda 112’de çalışmama izin verilmeyecekti. O dönem, Çanakkale’de Afet Yönetimi bölümünün açıldığı zamanlardı.  Paramedik olarak mezun olan her gencin gönlünden geçiyordu burada okumak.  Ancak Acil Tıp Teknisyeni (ATT)mezunu yani Meslek Lisesi çıkışlı olduğumdan o bölüme geçmem imkansızdı.  Afet bölümü, düz liseye öncelik tanıyordu.  Üstelik Dikey Geçiş Sınavı (DGS)ile paramedik mezunu da almıyordu. Sözleşmeli olarak 112’de işe başladım.  Önlisans mezunu olarak kalmamalıydım. Lisans bitirmem gerekiyordu.  Ancak DGS ile tercih edebileceğim lisans bölümü hemşireliği bitirdiğim...

Ambulans Kazaları ve Tedbirler

Ambulans sürüş tekniklerine yeterince uyulmaması ve kaza yerinde yeterli güvenlik önlemlerinin  alınmaması sonucunda ambulans kazaları yaşanmaktadır. Ambulans kazalarında sağlık çalışanlarının ölüm, yaralanmalara maruz kalması, yetiştirilmiş personel  ve iş kaybına yol açmaktadır. Bu nedenle Paramedik/ATT sürüş tekniklerini bilmeli ve kaza alanında  gerekli tedbirleri uygulayabilmelidir. Paramedik ve Acil Tıp Teknisyenleri aynı zamanda iyi bir sürücü olmalıdır. Çünkü ambulans sürücülüğü hasta/yaralılara yapılan acil tıbbi müdahalenin bir parçasıdır.  Kırığı olan bir yaralının ambulansla naklinin nasıl sağlanacağı, kalp krizi geçirmekte olan bir hastanın ambulansla taşınması sırasında ne gibi kurallara uyulacağı acil tıbbi müdahalenin önemli detaylarıdır.  Bu yüzden günümüzde birçok acil yardım ambulansında sürücülüğü ATT ve paramedikler yapmaktadır. Paramedik bölümlerinden mezun olabilmek için B sınıfı ehliyet zorunluluğu bulunmaktadır. Fakat ATT ...

Hangi konuya bakmak istersin?