Ana içeriğe atla

Oksijen Maskeleri Nelerdir?


OKSİJEN MASKELERİ
Oksijen maskeleri, ağız ve burnu içine alacak şekilde tasarlanmış, üzerinde küçük delikler bulunan, yumuşak kauçuk ya da şeffaf plastikten yapılmış, hasta/yaralıya oksijen verilmesini sağlayan araçlardır.

Üzerinde bulunan burun klipsi ile lastiği maskenin yüze rahatça oturmasını sağlar. Maske alt kısmındaki özelliğine göre adlandırılır. Her tür maskenin alt kısmından oksijen kaynağına uzanan bir hortumu bulunur. Oksijen maskelerinin yetişkin ve pediatrik hasta/yaralılarda kullanılmak üzere değişik ebatları mevcuttur.
















Basit Yüz Maskesi
Hastanın ağız ve burnunu içine alacak şekilde tasarlanmış, alt kısmında hortumu bulunan kauçuk ya da plastikten yapılmış maske çeşididir.

Basit yüz maskesinin üzerinde nefes verme sırasında fazla gazların çıkışını sağlayan iki taraflı küçük delikler ve başa takmak için elastik bir bant ya da lastik bulunur.

Yetişkin ve çocuklarda kullanılmak üzere çeşitli ebatlarda olan basit yüz maskesi ile hasta/yaralılara % 40-60 konsantrasyonunda O2 verilir. Oksijen akım hızı 5-8 L/dk olarak ayarlanmalıdır. Maskede karbondioksit birikebileceğinden, basit yüz maskesi ile dakikada 5 litreden az oksijen verilmemelidir.

Basit yüz maskesinin dezavantajları;
• Maske yüzünü kapattığından hasta/yaralıya endişe verebilir,
• Yemek yemesi ve konuşmasını zorlaştırır. Hasta/yaralı ile sözlü iletişim zorlaşır.











Venturi Maske
Venturi maske, basit yüz maskesi gibi maske kısmı bulunan alt ucunda özelliğine göre renkleri farklı adaptörleri bulunan maske çeşididir. 

Adaptör, hastanın verdiği havanın bir kısmının dışarı çıkışına izin verirken kalan kısmının hortumdan gelen oksijen ile karışarak yeniden hastaya verilmesini sağlar. Böylece sürekli ve aynı yoğunlukta oksijen verilmesini sağlar. Venturi maske solunum sıkıntısı olan fakat düşük yoğunlukta oksijen verilmesi gereken hasta/yaralılarda kullanılır (Örnek: KOAH).

%24- 50 oranında oksijen konsantrasyonu sağlayan venturi maske ile O2 uygulama tekniği basit yüz maskesi ile aynı olmakla birlikte tek farkı; oksijenin akım hızı bir adaptörden geçtiğinden konsantrasyonu düşerek maskeye ulaşmasıdır.


Kısmi Geri Dönüşümlü Maske

Kısmi geri dönüşümlü maske, basit bir yüz maskesi ve alt ucunda rezervuar (torba) bulunan maske çeşididir. Oksijen torbadan geçerek maskeye ulaşır. Maske ile torba arasında iki yönlü hava geçiren tüp bulunur. Tüp sayesinde inspirasyon sırasında torba içerisindeki oksijen hastaya giderken, ekspirasyonda verilen havanın bir kısmı dışarı çıkıp kalan kısmı torba içerisine girer. Bir sonraki inspirasyonda, torba içerisindeki oksijen ile karışan ekspire hava alınır. Bu şekilde hasta/yaralıların ihtiyacı olan yüksek akımda düşük yoğunlukta oksijen sağlanır. 

Kısmi geri dönüşümlü maske ile oksijen akım hızı dakikada 6-15 litre ayarlandığında % 35-60 konsantrasyonda O2 sağlanır. Oksijen akım hızı ayarlanırken torbanın kollabe olmamasına dikkat edilmelidir.
Kısmi geri dönüşümlü maske ile oksijen uygulama; genel oksijen tedavisi teknikleri ile aynı olmakla birlikte, torbaya doldurulan oksijen miktarı, hasta soluduğunda torbanın 2/3’ü dolu olacak şekilde ayarlanmalıdır.























Geri Dönüşümsüz Maske (Nonrebreather Mask)
Geri dönüşümsüz maske, basit bir yüz maskesi ve alt ucunda rezervuar (torba) bulunan maske çeşididir. Oksijen torbadan geçerek maskeye ulaşır. 

Kısmi geri dönüşümlü maskeden farkı maske ile torba arasında tüpün tek yönlü olmasıdır. Bu nedenle ekspire edilen gaz torba içerisine dolmaz. Hastaya sadece torbadan hava (oksijen) girer. 

Ayrıca maskenin her iki yanında bulunan valf sayesinde ekspiryumda maskedeki havanın çıkışı sağlanırken, inspiryumda kapanan valfler dışarıdan ortam havası girişine izin vermez. Tüm bu özellikleriyle geri dönüşümsüz maske yüksek yoğunlukta oksijen verilebilen en uygun maskedir. Dakikada 10-15 litre oksijen akımı ile % 99 oranında oksijen verilebilir.

Acil durumlarda, özellikle hipoksi ve şoklarda kullanılan geri dönüşümsüz maske asla KOAH gibi düşük oksijen yoğunluğunda tedavi gerektiren hastalarda kullanılmamalıdır.

















Nebulizer Maske
Nebulizer maske, basit bir yüz maskesi ve alt ucunda bulunan geniş hacimli nebulizer adı verilen bir aparattan oluşan maske çeşididir. 

Maskedeki bu aparat, nebul solüsyon formundaki ilaçların solunum yolu ile hastaya verilebilmesi için kullanılır. Nebulizerlerin, tek kullanımlık veya tekrar kullanılabilir olanları ile ısıtıcı veya ısıtıcısız çeşitleri mevcuttur.





















Oksijen Başlığı
Yeni doğanlar ile bir yaşın altındaki hastalarda oksijen tedavisinde kullanılan, başı tamamen çevreleyen şeffaf plastikten yapılmış bir başlıktır. Oksijen akım hızı dakikada 10-15 litre ayarlandığında %80- 90 yoğunlukta oksijen tedavisi uygulanabilir.
















Balon Valf Maske (BWM)
Balon valf maske (BWM), solunumu durmuş olan hasta/yaralılara kuvvetle hava vermek için kullanılan, bir maske ve balon şeklindeki ambudan oluşur. 

Ayrıca ilave oksijen uygulamak için bir bağlantı yeri ve rezervuarı bulunur. Balon valf maske ile en etkili solutma yöntemi, trakeal tüp yoluna takılarak yapılır. 

Trakeal tüp takılamıyorsa, diğer yöntemler veya hasta/yaralının havayoluna airway aparatı takıp balon valf maske kullanılarak etkili solutma ile yeterli oksijenlenme sağlanabilir.

Bu yöntem ile kısa süreli solutmalarda trakeal tüp ile uygulanan solutma kadar etkili olduğu görülmüştür. Balonu kendi kendine şişenler ile oksijen akımı ile şişenler olmak üzere iki çeşit balon valf maske vardır.

Balon valf maske kullanırken dikkat edilecek hususlar;
• BWM uygulamasında mutlaka uygun havayolu açma teknikleri uygulanarak solutmaya başlanmalıdır,
• BWM’nin maske kısmı hasta/yaralının ağzı ve burnunu içe alacak şekilde yerleştirilmelidir,
• Balonun hacmi ne olursa olsun hastaya uygulanacak hacim, kişinin akciğerlerini havalandıracak kadar olmalıdır. Her hava verildiğinde göğüs kafesi izlenir,
• Düşük hacimli basınç, yeterli oksijenlenmeyi sağlayamaz,
• Yüksek hacimli basınç ise, göğüs kafesi içerisindeki basıncı artırarak kalbe venöz dönüşümü engeller ve kalp debisi azaltır. Ayrıca akciğerlerden hava kaçağına, mide şişmesine ve kusmaya neden olabileceğinden aspirasyon riskini artırır,
• Gereğinden fazla solutma yapılmaz. Daha fazla hava vermek solunumu daha kolay düzeltmez!
• BWM’nin yetişkin ve pediatrik hasta/yaralılara göre ayarlanabilen basınç salıverme kapakları mevcuttur. Bu kapakların görevi yüksek basınca bağlı travmayı önlemektir. Solutma sırasında basınç 35-45 H2O’yu geçerse kapak kendiliğinden açılarak fazla basıncın dışarı çıkmasını sağlar. Bazı durumlarda yüksek basınç gerektiğinde basınç salıverme kapağı elle devre dışı bırakılabilir. Bu uygulama yapılırken çok dikkatli olunmalıdır,
• Normal basınçta solutulabilen hastalarda basınç salıverme kapağı asla kapatılmamalıdır,
• Solutma esnasında oksijen saturasyonu düşen hastalarda balon valf maske oksijen hortumu ile oksijen kaynağına bağlanmalıdır.

GERİ DÖN:


Yorumlar

  1. Oksijen uygulamayla ilgili değişik yöntemleri burada gördüm.Çok işime yaradı

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hasta/Yaralı Öyküsü Alma

Bilinci açık olan hasta/yaralının kendisinden, bilinci kapalı hasta/yaralılardan ise yakınlarından veya olaya şahit, çevrede bulunan insanlarla konuşarak olay yada hastalık hakkında tıbbi amaçlı bilgi toplama işlemine öykü alma denir.  Birinci değerlendirmesi yapılan hasta/yaralının bilinci açık ise ikinci değerlendirmeye hasta/yaralı ile konuşarak başlanmalı ve bu sayede tıbbi müdahaleler için bilgiler elde edilmelidir. İnsanların en zor anlarında onlarla iletişim kurmak zorunda olan ATT/paramedikler, etkin bir acil tıbbi müdahaleyi başlatabilmeleri için bilgi edinme işlemini belirli bir standart içerisinde ve bazı kurallara riayet ederek yapmalıdırlar.  Hasta/yaralı öyküsü alma şu şekilde yapılmalıdır; Hasta/yaralıya yakın oturulmalıdır:  ATT/Paramedik, hasta/yaralının kendisini rahat görebileceği, rahat duyabileceği ve sürekli göz teması kurabileceği bir yere oturmalıdır. ATT/paramedik, hasta/yaralıya kendisini tanıtmalıdır: ATT/Paramedik, ismini, unvanını ve hangi kur

Uygun boy airway nasıl belirlenir?

Uygun boy oral airway seçimi: Oral airway seçimi, hastanın yaşına, cinsiyetine ve fiziki görünümüne göre değişir. Teorik olarak, yetişkin erkeklerde 4-5 numara, yetişkin kadınlarda 2-3, gençlerde 2, çocuklarda 1-0, bebeklerde 00, yeni doğanlarda ise 000 numaralar kullanılır. Pratik uygulamalarda ise hasta/yaralının ön dişleri ile çenenin köşesi arasındaki mesafe ölçülerek veya dudak kenarından kulak memesine kadar uzunluğu olan airway seçilir.    GERİ DÖN:

Nazal Kanül ile Oksijen Nasıl Uygulanır?

NAZAL KANÜL Hasta/yaralının burun deliklerine yerleştirilen, yaklaşık 1-1.5 cm uzunluğunda çıkıntıları olan, ince uzun polietilen ya da plastikten yapılmış iki ucu açık bir tüptür. Nazal kanül ile oksijen uygulaması basit, rahat ve güvenli bir yöntemdir. Oksijen alan hasta/yaralı konuşabilir, ağızdan bir şeyler yiyebilir. Nazal Kanül Ne Zaman Kullanılır? • Düşük yoğunlukta uzun süre oksijen alması gereken, •Tıbbi acili olan (SpO2 % 94’ün altında) ancak distreste olmamasına rağmen oksijen verildiğinde rahatlatılacağı düşünülen hastalarda, • Maske kullanamayan hasta/yaralılarda nazal kanül kullanılır. Nazal kanül ile verilecek oksijenin akım hızı 2-6 L/dk olacak şekilde ayarlanır. Daha fazla akım hızı ile oksijen verilmesi halinde burun mukozalarında ciddi tahrişler oluşturur ve hasta/yaralıya rahatsızlık verir. Ayrıca tedavinin istenilen etkisi elde edilemez. Nazal Kanül ile Oksijen Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar Oksijen mutlaka nemlendirilerek verilmelidir, Nazal k

Airway Nasıl Uygulanır?

Oral Airway Uygulama Yöntemi Uygulama aşamaları şu şekildedir: Kişisel koruyucu önlemler alınır, Ağız içi kontrol yapılır. Başa uygun pozisyon verilir, Ağız için kan, kusmuk varsa aspirasyon yapılır. Elle alınabilecek yabancı cisim, takma dişler varsa alınır, ağız içine kör dalış yapılmaz, Uygun boyutta airway seçimi yapılır, Çeneden tutularak uygun şekilde ağız açılır, Airway konkav yüzü kafaya bakacak şekilde ağız içine yerleştirilir. Mümkün olduğunca dilin üzerinden damağa yakın ilerletilir, Airwayın bu şekilde ilerlemesi durduğunda 180 derece döndürülür. Dil öne gelecek şekilde biraz daha ilerletilir(Dudaklara dayanıncaya kadar farenkse doğru itilir), Bebeklerde ağız yolunun kısa ve üst damak yeterince olgunlaşmadığından kanama oluşabileceği için airway düz yerleştirilir. GERİ DÖN:

Pratikte AVPU Skalası Uygulama Tekniği

ATT/Paramedik yerde yatan bir hasta/yaralının yanına diz çöker.  İki elini de hasta/yaralının omzuna koyar.  Bu şekilde hasta/yaralıdan gelebilecek ani bir fiziksel tepkiye karşı da kendisini korumuş olur. ATT/Paramedik, hasta/yaralının gözleri açık ise göz teması kurarak, gözleri kapalı ise sesini hafif yükselterek ‘İyi misiniz?’ diye sorar.  ‘İyiyim’ ya da ‘kötüyüm’ şeklinde bir cevap vermesini bekler.  Hasta/yaralının o an olumlu ya da olumsuz bir cevap vermesinden ziyade önemli olan yanıt vermesidir. ATT/Paramedik yanıt aldığında ikinci bir soru sorar; ‘İsminiz nedir?’  Hasta/yaralının ismini söylemesini bekler. Yanıt alındığında o an olay yerinde bulunan hasta yakınından, hastanın verdiği yanıtı onaylatır. İsminin Hikmet olduğunu söyleyen hasta/yaralının gerçek adı Hikmet ise bu durum hastanın kişi oryantasyonunun tam olduğunu gösterir.  Eğer hasta yakını yok ise hastanın kişi oryantasyonunu değerlendirmek için ATT/Paramedik ‘Ben kimim?’ diye sorar. Hasta ‘

Paramedik Öğretim Görevlisi Bulunamıyor!

Okullar öğretim görevlisi arıyor.  Hocalar sitem ediyor:  P aramedik bölümüne paramedik mezunu öğretim görevlisi bulamıyoruz diye. Haklısınız hocam! Biz de sitemkarız, sisteme ve içimizdeki 112 aşkına… İçimizdeki 112 sevgisi bizi bu hale getirdi, maalesef! Paramedik bölümünden mezun olduğumda, dikey geçiş ile lisans tamamlayabileceğim tek bölüm hemşirelikti. Oysa hemşire olduğumda 112’de çalışmama izin verilmeyecekti. O dönem, Çanakkale’de Afet Yönetimi bölümünün açıldığı zamanlardı.  Paramedik olarak mezun olan her gencin gönlünden geçiyordu burada okumak.  Ancak Acil Tıp Teknisyeni (ATT)mezunu yani Meslek Lisesi çıkışlı olduğumdan o bölüme geçmem imkansızdı.  Afet bölümü, düz liseye öncelik tanıyordu.  Üstelik Dikey Geçiş Sınavı (DGS)ile paramedik mezunu da almıyordu. Sözleşmeli olarak 112’de işe başladım.  Önlisans mezunu olarak kalmamalıydım. Lisans bitirmem gerekiyordu.  Ancak DGS ile tercih edebileceğim lisans bölümü hemşireliği bitirdiğimde, paramedik yetki ve sorumluluklarımı

Hastanede Çalışan ATT ve Paramediklerin 112'ye Alınması Kararı

Son günlerde gündemi oldukça meşgul eden, hastanede çalışan ATT ve paramediklerin 112 ASH kadrolarına alınması ile ilgili kararda henüz bir sonuca varılamamıştır. Bunun idari nedenleri ile ilgili ortaya atılan bir sürü dedikoduya -geçici- kulak tıkayarak, 112de yıllarca görev yapmış ve şuan hastanede çalışmakta olan birisi olarak düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Gecenin bir yarısı, bilmediğin insanların evinde, acil yardıma ihtiyacı olan birisine yardım etmek 112de çalışmanın en güzel yanlarından biridir, şüphesiz. Peki, şuan 112 ekiplerinin müdahale ettiği insanlardan kaç tanesi, gerçekten 112ye ihtiyacı olan vaka profilidir? Göreve başladığım ilk yıllarda doğum vakalarına bile gönderilmeyen 112 ambulansları, bugün o kadar gereksiz vakalarla meşgul edilmektedir ki…  Gelelim bizler açısından ‘hastanede çalışmak mı yoksa 112de çalışmak mı?’ sorusuna. Her ATT ve paramediğin gönlünde elbette; acil müdahaleye ihtiyacı olana, Hızır gibi yetişip olay yerindeki tüm riskleri anınd

Glaskow Koma Skalası (GKS)

Glaskow Koma Skalası (GKS) Glaskow Koma Skalası (GKS) hasta/yaralıların bilinç düzeyinin değerlendirilmesinde kullanılan bir yöntemdir. Birinci değerlendirmede yer alan AVPU Skalasının ikinci değerlendirmedeki karşılığıdır da denilebilir. Glaskow Koma Skalasıyla, AVPU Skalasına göre daha detaylı bir bilinç değerlendirmesi yapılabildiğinden ikinci değerlendirmede kullanılır. Glaskow Koma Skalasında; göz açma, sözel ve motor yanıt değerlendirilerek hasta/yaralının bilinç düzeyi puanlandırılır. Glaskow Koma Skalasında puanlama, en kötü 3 puan en iyi 15 puan şeklindedir. Hasta/yaralının bilinç düzeyi değerlendirildiğinde GKS puanı; 3- 8 puan ise; Anlamlı nörolojik hasar olduğunu, 9- 12 puan ise; Orta dereceli nörolojik hasar olduğunu, 13- 14 puan ise; Hafif nörolojik hasar olduğunu gösterir. GERİ DÖN

Kardiyoversiyon Nedir? Ne Zaman ve Nasıl Uygulanır?

Anstabil belirti ve bulguları olan kardiyak aritmilerin manuel defibrilatör kullanılarak, defibrilasyondan daha düşük bir enerji ile sonlandırılması işlemine kardiyoversiyon denir. Kardiyoversiyon nabızlı hasta/yaralılara uygulandığından pratikte bu uygulamaya ‘Canlı canlı defibrilasyon’ da denir. Burada kullanılan ‘defibrilasyon’ ifadesi kardiyoversiyonu ifade etmektedir. Aslında gerçek manada nabızlı bir taşikardide uygulanan defibrilasyon da vardır. Torsade de pointes tipi VT’lerde, hasta anstabil ise defibrilasyon işlemi uygulanmaktadır. Kardiyoversiyon şu ritimlerde uygulanır: · Atriyal fibrilasyon (Af) · Atriyal flatter (AF) · Nabızlı ventriküler taşikardi (Nabızlı VT) Af, AF veya nabızlı VT ritmi olan stabil hasta/yaralılarda kardiyoversiyon uygulanmaz. Stabil vakalarda vagal uyarılar ve/veya antiaritmik ilaçlar uygulanır. Kardiyoversiyon uygulanabilmesi için yukarıdaki ritimlerden herhangi birisi bulunan hasta/yaralıda aynı zamanda anstabil bulgular olma

Hangi konuya bakmak istersin?